Şu İki Sorunun Cevabını İstiyorum

Aman onu yanlış anlamayın sakın. Ben çocukları çok severim. Üçüz değil beşizde olsa her türlü sıkıntısına katlanırım. Ben sadece yaramazlık açısından birazda şakasal yaklaştım olaya sadece.

21/12/2008 :  04:23:23 de yazıldı. Bu yazının ilk yazıldığı orjinal sitedeki başlığın tamamını görüntülemek için tıklayın. 

Şu İki Sorunun Cevabını İstiyorum

Üçüz nasıl bir şey ki ?? Bu bizdeki ufaktan 3 tane hem de aynı anda !

21/12/2008 :  03:29:57 de yazıldı. Bu yazının ilk yazıldığı orjinal sitedeki başlığın tamamını görüntülemek için tıklayın. 

Şu İki Sorunun Cevabını İstiyorum

Abur cubur çekmecesi en altta bizde de. Tamamen serbest. Çok zor oldu ama artık yemekten hemen önce veya sabah kalkınca kullanmıyorlar. Ama gerçekten çok zor başardık bunu. Tam şu anda açlıktan kıvraranan çocukları anlattım en çok. Yedikleri her lokmanın ne kadar kıymetli olduğunu kısmen anlamış durumdalar ama çocuklar sonuçta......

21/12/2008 :  02:38:48 de yazıldı. Bu yazının ilk yazıldığı orjinal sitedeki başlığın tamamını görüntülemek için tıklayın. 

Şu İki Sorunun Cevabını İstiyorum

Benim hep durup durup hayretle düşündüğüm olay şudur ;

İlkokulda öğretmen herkes aklındaki bir icadı resmini çizsin demişti. Ben TV sehpası gibi bir makina çizmiştim. Bir yerinden su konuyor, güneşe bırakılıyor , bir diğer yerinden içine bazı kimyasallar konuyor, bir süre sonra çekmecesini açında kalıp kalıp patates çıkıyor. Bu benim aklıma gelen icattı.

Şimdi bir senedir yaptığımız çalışmalara bakınca fuar için, kendimiz için , bundan pekte farklı birşey olmadığını görüyorum. Tohumu atıyoruz bir yerden su bir yerdem kimyasal veriyoruz güneşe bırakıyoruz ondan sonrada patatesleri domatesleri toplamaya başlıyoruz. Full otomasyon sonra besin. Artık bunlar gerçek. Çok hayretle karşılıyorum. Bir de düşünüyorum ben çocukluğumda başka neler düşünmüştüm diye. Hepsi gerçek oluyor birer birer . . .

12/12/2008 :  02:51:22 de yazıldı. Bu yazının ilk yazıldığı orjinal sitedeki başlığın tamamını görüntülemek için tıklayın. 

Para Kazanmak Bu Kadar Kolay mı ?

Bizim ülkemizde bir şeye standart çıkarılması için o konuda piyasada bir çok uygulama bulunması bir çok firmanın kafasına göre uygulamamlar yapmış artık ortada ciddi bir kargaşanın doğmuş olması gerekir.

Avrupada ise konu henüz hiç ortada yokken önce standartları oluşturulur. İnsanlar bu standarta göre uygulamamlarını yapmaya başlar.

Eski örnekler belki ama mentalite şöyle ; Bir şeyin uçak sayılabilmesi için havadan ağır olması ve en az yerden x metre yukarıda x metre gidebilmesi gerekir diye standart koyup mucitlerin buna göre tscil almasını istemişler. Edison sokakları ilk ihalesinde bu tür bir stanrt ile aydınlatmış. Dikkat ortada ne uçak nede elektrik var. Önce standart konmuş. Akılsız zekasız bir kitlenin yapacağı iş değil bence.

Ne diyorsunuz ?

 11/12/2008 : 20:42:36  de yazıldı. Bu yazının ilk yazıldığı orjinal sitedeki başlığın tamamını görüntülemek için tıklayın. 

Para Kazanmak Bu Kadar Kolay mı ?

Ben yıllardır çeşitli ülke imalatı elektronik cihaz söker takarım. Rusların cihazları demonteye uygun yapılmaz. Perçinler pres baskılar çoktur. Sökünce geri toplamak imkansızdır. Amerikan cihazları çok teferrauatlıdır ama her yer sökülebilecek şekilde yapılmıştır. Çok uğraştırır ancak geri monte edilir hemde orjinalitesine hiç zarar gelmez.

Alman cihazları akla zarar montaj şekilleri ile montajlanmıştır. Sökülüp geri toplanması çok zordur. Toplama sırasında mutlaka hasar görecek yerleri vardır. Birinci tamirde ikincisine imkan kalmadığını düşünerek toplarsınız.

Japon cihazları mükemmeldir. Çok partik sökülür , nerelerin bozulabileceğini önceden düşünmüşlerdir. Tamamını sökmekten kurtarmak için kapaklar yapıp uyarılar yazmışlardır. Vidaların karışmaması için her kademede farklı montaj elemanları kullanırlar. Hiç bir vida yanlış yere takılamaz.

Holland veya Denmark yazan cihazlarda Alman esintisi çoktur. Menü mantıklarını çözmek oldukça zordur.


11/12/2008 : 20:35:50 de yazıldı. Bu yazının ilk yazıldığı orjinal sitedeki başlığın tamamını görüntülemek için tıklayın. 

Para Kazanmak Bu Kadar Kolay mı ?

Manuelleri okumadan cihaza girişmek en büyük zaaflarımdan biridir. Bizde de şöyle oluyor ;

Yeni bir demonte masa aldık veya dijital termometre ; ben direk montaja başlarım yada tuşlara basmaya başlar keşfederim. Bazen takılırım. Bu arada hanım manueli okuyordur ve takıldığım yeri bana tarif eder. okuduğunu algılaması bana göre hızlıdır. Bana hep kızar okusan hiç takılmayacaksın der. Bende kıvrak onda sağlam bir zeka var diyebilirmiyiz ?

Eğer Avrupanın durumu buysa gelişme ve aklın yolunu izlemek için kıvrak zekaya ihtiyaç yok demektir. Bizde bazı konular ısrarla rayına oturamıyor. Konan kurallar saç baş yolduruyor. Bunu aklım almıyor.

11/12/2008 :  20:26:50 de yazıldı. Bu yazının ilk yazıldığı orjinal sitedeki başlığın tamamını görüntülemek için tıklayın. 

Para Kazanmak Bu Kadar Kolay mı ?

Sevgili janet bende diyordum ki hiç yönetici pozisyonu yazısı değil bunlar doğal ve soft bu doğallık acaba nerden geliyor ??

Şimdi anladım.

 11/12/2008 :  20:16:31 de yazıldı. Bu yazının yazıldığı orjinal sitedeki başlığın tamamını görüntülemek için tıklayın.

Şu İki Sorunun Cevabını İstiyorum

Çok doğru hikaye, sizle ben bunu tam olarak anlarız ama başında çocuk olamayan buna çok anlam veremiyor.
Bazen akşam evde yaparım diye 3 sayfalık bir iş getiriyorum. Saatler geçiyor yapmak mümkün olmuyor. Anlattığımda insanlar bunu bazen anlamıyor. Nasıl olur diyorlar. Ama böyle oluyor.

Fakat sıkıntılı durumlardaki en büyük enerji kaynakları çocuklar. Hiç bir şeyi umursamadan ölesiye çalışmanızı sağlıyorlar.

Damdan düşenler anlar ancak birbirini . . . . Çok güzeldi.

11/12/2008 :  16:03:18 de yazıldı. Bu yazının ilk yazıldığı orjinal sitedeki başlığın tamamını görüntülemek için tıklayın. 

Para Kazanmak Bu Kadar Kolay mı ?

Sevgili Rterzioğlu,

Yazdıklarınız güzel tavsiye ve hikayeleri içeriyor. Gerçek doğal hikayeler olması hasebiyle çok da akla yatkınlar. Bana pek, '' 0 sermayeyle 100 milyon dolarlık iş kurdu '' tarzındaki başarı öyküleri hitap etmiyor, gerçek bile olsalar ifade şekli bu masalsılığa ulaşmışsa artık benim kulagıma hitap etmez oluyor. Bu nedenle sizin yazdığınız hikayeler benim çok daha istek ve zevkle okuduğum başarı hikayeleri olarak aklımda yerini alıyor.

Üstelik ana fikrimizde aynı.

Ezbercilik. Burası Türkiye denerek açıklanan durumlar dünyadan ne kadar haberdarsa , Türkün aklı cinliğe

Para Kazanmak Bu Kadar Kolay mı ?

Ülke gezmişliğim yok ama uyanıklık bir bize mi has ? İtalyanlar , Yunanlılar , İspanyollar bizden ne kadar farklı ki ?
Lisedeyken çadırlı kampinglere giderdik. Kendine önceden parasını ödeyip yer ayıran aileler olurdu. Avusturyalı turistler kendilerine gösterilen yerlerden birini seçip yerleşirdi. İspanyol turistler kimseye sormadan yabancı ülkedeyiz demeden beğendileri yere yerleşir sonradan gelen aileylede çatır çatır kavga ederdi. Bir örnek aklımda kalmış.

Bu örnek ticarete ne kadar örnek teşkil eder bilemem. Burası Türkiye cümlesi beni hep rahatsız etmiştir. Uyanıklık insana has bir davranış biçimi, eminim Amerikalı da bir açık kapı bulursa girecektir. Almanyadan tatile

Şu İki Sorunun Cevabını İstiyorum

Doğru sakinledi ortalık.

Bir çocuklar sakinlemiyor. Yıkılıyor ev bazen. Keşke bir kapatma düğmeleri olsaydı diyor insan bazen.

10/12/2008 :  20:34:26 de yazıldı. Bu yazının ilk yazıldığı orjinal sitedeki başlığın tamamını görüntülemek için tıklayın. 

Şu İki Sorunun Cevabını İstiyorum

Ben çocukluğumu hatırlıyorum. Yaptığım yaramazlıkları, babamın nasıl olupta krizlere girmediğini şimdi çok iyi anlıyorum. Evdeki televizyonun içini açtığımı, ütüyü söküp toplayamadığımı, mahalledeki inşaatın 3. katından aşağıdaki kumun üstüne atlama denemeleri yaptığımızı, tavan arasındaki mangalın içinde ateş yaktığımızı, yazın meyve çalacağız diye gittiğimiz şehrin diğer ucundan geri dönemeyip bütün gün kendimi arattığımı hep hatırlıyorum. Ceza vermişti 1 ay sadece meyve yeme cezası ! Adam pazarda adı duyulmamış meyveleri getirmişti eve. İçim dışım meyve olmuştu . . .

Bakalım biz neler yaşayacağız .

 10/12/2008  11:40:47 de yazıldı. Bu yazının ilk yazıldığı orjinal sitedeki başlığın tamamını görüntülemek için tıklayın. 

Şu İki Sorunun Cevabını İstiyorum

Sabahtan akşama kadar hiç durmadan konuşabiliyor küçük çocuklar. Uzun süredir akşam haberlerini sağ kulağımla ufaklığın anlattıklarını da sol kulağımla aynı anda dinlemek zorundayım. Mutlaka anlatacak ya da soracak bir soruları oluyor. Dinlememek gibi bir lüksünüzde yok.

10/12/2008 :  01:50:26 de yazıldı. Bu yazının ilk yazıldığı orjinal sitedeki başlığın tamamını görüntülemek için tıklayın. 

Şu İki Sorunun Cevabını İstiyorum

Anlaşılan ben pek reklam izlemiyormuşum. Soruları duyunca çok şaşırmıştım , meğerse bir reklamda geçiyormuş bu sorular.

Neyse ben gene de sordum size de....

09/12/2008 :  00:11:54 de yazıldı. Bu yazının ilk yazıldığı orjinal sitedeki başlığın tamamını görüntülemek için tıklayın. 

Şu İki Sorunun Cevabını İstiyorum

4 yaşında bir oğlum var. Benden bol köpüklü kahverengi bir süt istedi. Sonra benimle mutfağa geldi.

Dediki ; Baba, kahverengi bir renkse o zaman kahve ne renk ?

Kahvenin ne renk olduğunu anlatamadım.

Ardından bir soru daha geldi ; Koyun saymak uyutuyorsa o zaman çobanlar hep uyuyormu ?

Koyun saymanın söylendiği gibi herkesi uyutmadığını söyledim peki dedi.

Siz olsanız nasıl açıklardınız ?

09/12/2008 :  00:05:56 de yazıldı. Bu yazının ilk yazıldığı orjinal sitedeki başlığın tamamını görüntülemek için tıklayın.